| |
Enerji Üretiminde Yerli Kaynaklardan Yeterince Yararlanıyormuyuz?
Ülkemiz kömür rezervi, yaklaşık 10 milyar tonu linyit 1.2 milyar tonu da koklaşabilir taş kömürü olmak üzere 11.2 milyar tondur. Bu rezervin 5 milyar tonu Afşin - Elbistan havzasında bulunmaktadır. 1985 yılında devreye giren 1300 MW’lık A termik santralı yaklaşık % 50 verimle 26 yıl çalışarak tüketmesi gereken 560 milyon ton kömürün ancak yarısını yani 280 milyon tonunu kullanmış, 280 milyon tonkömür durmaktadır.
Termik santralın ekonomik ömrünün 25 - 30 yıl olduğu kabul edilirse A Termik santralını ya yeniden astronomik fiyatlarla revize edeceksiniz ya da yeni santral kuracaksınız veya B santralını da A sektrörü kömürleri ile besliyeceksiniz. O zamanda B sektörü kömürleri için bir santral daha kuracaksınız. Havzada C, D, E., F sektötü olarak adlandırılan ihale bekliyen dört saha daha bulunmaktadır. Bu şu demektir: 4 X 1300 = 5200 MW’ lık potansiyel beklemekte ve inşallah bir sahip çıkarda bir an önce ihale edilir. Bu potansiyel ülkemiz kurulu gücünün % 10’na tekabül etmektedir ve küçümsenmeyecek bir potansiyeldir. Hele hele de cari açığın kıskacında kıvranan bir ülke için daha da önemlidir.
Diğer kömür havzaları: Manisa - Soma, Kütahya - Tunçbilek, Muğla - Yatağan, Sivas - Kangal, Çanakkale - Çan, Beypazarı - Çayırhan, Adana - Tufanbeyli MTA’nın yeni bulduğu Konya - Karapınar, Eskişehir – İnönü ve Trakya havzaları yeniden acilen enerji üretimi için gözden geçirilmelidir. Bu havzalarda büyük potansiyel taşıyan Soma ve Tunçbilek’te kurulmuş olan santraller ortalama 20 yaş civarında ekonomik ömürleri tamamlamak üzeredir. Çanakkale - Çan termik santrali ve AEL B termik santrali dışındakiler için aynı şeyleri söylemekte abartılı olmaz. Bu durum enerji sektöründe kömüre dayalı üretimin payını hızla düşürmekte, bunun yanında doğal gaza dayalı üretimin payı hızla artarak % 60’lara yükselmektedir. Daha sonra da oturup bu cari açığı nasıl kapatırız diye kara kara düşünüyoruz.
Oysa doğal gaz üreticisi Rusya da bile doğal gazın enerji üretmindeki payı % 30 civarındadır. Bu rakamlar bir yanlışlığın olduğunu herkes tarafında kabul gördüğünü gösterir ancak bu yanlışı neden yaptığımızı anlamakta zorluk çekmekteyiz. Aklımıza şu sorular geliyor; acaba doğal gazla enerji üretimi daha mı ucuz? yoksa çevre uyum yasaları mı zorluyor? ilk yatırım maliyeti mi düşük? yoksa kömür sahaları ile ilgili ihale şartnameleri yeterince açık, anlaşılır değil mi? Bu konular irdelenmelidir ve gerekli brokratik engeller kaldırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kendi özkaynağımızdan daha iyi ve daha ucuz bir kaynak yoktur. Bunun savaşı var, ambargosu var, öyle anlar olur ki paran olsa bile mal vermezler kaldı ki yerli kaynaklara yatırım işsizliğe ve cari açığa çare olacaktır. Doğal gaza göre daha ucuz enerji üretmek mümkün olacaktır. Şimdi yapılması gerken; Soma, Tunçbilek, Beypazarı, Trakya ve AEL’ deki atıl sahaları faaliyete geçirip termik santral yapımını kolaylaştırarak ülkenin önünü açmaktır. Aksi takdirde cari açığa ve işsizliğe çare bulamayız. Gün gelir ülkemizi dış tehditlerde koruyamaz hale geliriz. Ayrıca Karapınar ve İnönü sahalarının fizibilitereri yapılarak ihale kervanına katmalıyız. Taşkömüründe son yıllarda sevindirici gelişmeler oldu; Amasra sahası ve Bağlık - Kapuz sahası ihale edildi ve yatırımcı firmaların buraya yatırım yapmasının önü açıldı. Böylelikle hem koklaşabilr taşkömür ihtiyacı yerli kaynaklarla karşılanabilir hem de sanayinin ihtiyacı olan yüksek kalorili kömür yerli kaynaklardan sağlanarak cari açığa çare olabilir.
|
|
| |
H. MUSTAFA KIRAÇ TEKDER GENEL BAŞKANI
*1982 - 1986 AEL Üretim Başmühendisi, *1986 - 1992 Divriği Demir Çelik Müessese Müdür yardımcısı, *1996 - 1997 TTK Genel Müdürü, *2004 – 2010 KİAŞ Genel Müdürü) Tel: 0 533 594 96 22 Email: mkirac@tekder.org.tr hmustafakirac@hotmail.com
|
|